Ana içeriğe devam edin.

MT-TOPLULUK

Hoş Geldin, Ziyaretçi!

Başta Türkiye olmak üzere her yerde kendini geliştirme odaklı projeler geliştirmeyi ve içerik üretmeyi hedefleyen bir projeyiz. Burada herkes bir şeyler yapmak zorunda. Evet sen yardım alıyorsan yardım etmeyi de öğrenmen gerek.Mühendislik,tasarım,ücretsiz eğitimler gibi bir çok şey seni bekliyor.

(Sadece ziyaretçiler tarafından görüntülenir.)

Hoş Geldin, !

Kayıt işleminiz başarıyla tamamlandı. Sitemizde üyelikler e-posta onaylı olduğu için hesabınızı onaylamanız gerekiyor. Kayıt olduğunuz e-posta adresinin gelen ya da istenmeyen (spam) kutusunu kontrol ederek hesabınızı onaylayabilirsiniz. e-Posta gelmediyse veya farklı bir sorun yaşıyorsanız bizimle İletişim sayfasından irtibat kurabilirsiniz.

(Sadece hesabı aktif edilmemiş kullanıcılar tarafından görüntülenir.)

MT- Mekanik Saat Bakım/Onarım 
MAKİNETÜRK İletişim 

Duyuru1: ARTIK ÜYE OLURKEN AKTİVASYON MAİLİ GÖNDERİLMEYECEKTİR.ÜYE OLDUĞUNUZDA ÜYE OLDUĞUNUZ MAİL ADRESİNE OTOMATİK BİR ŞEKİLDE RASTGELE BİR ŞİFRE GÖNDERİLECEKTİR.(Yine hata yaşayanlar bizlere mail atabilir.)

İşyerlerinde aydınlatma

Konu

#1
İşyerlerinde güvenli bir çalışma ortamı sağlanmasında, görsel işlerin kolaylıkla yapılmasında
ve uygun bir görüş alanı oluşturulmasında en önemli faktörlerden biri aydınlatmadır. Güvenli
çalışma ortamının sağlanması en önemli önceliklerden biridir ve iş güvenliği koşullarının
iyileştirilmesi işyerindeki tehlikelerin görünür kılınması ile sağlanacaktır. Aydınlatmanın
görsel etkisinin yanında çalışanın kendini iyi hissetmesi, moralinin yüksek olması ve
yorgunluk hissetmemesi gibi biyolojik ve psikolojik etkileri de bulunmaktadır.
İşyerlerinde aydınlatma iş verimini de çok büyük ölçüde etkilemektedir. Aydınlatma öncelikle,
yapılan iş ve işlemlerde tüm detayın görülebilmesi için gereklidir. İş sağlığı ve güvenliği
açısından ise aydınlatmanın işin uygulanan kalite standartlarının gerektirdiği şekilde
yapılmasını ve hata oranlarının azaltılmasını sağlamasının yanında iş kazalarının
önlenmesinde de büyük bir etkisi bulunmaktadır.
Aydınlatma açısından uygun çalışma ortamı sağlanırken mümkün olduğu ölçüde gün
ışığından faydalanılmalıdır. Bunun mümkün olmadığı durumlarda ilerleyen bölümlerde
bahsedilen aydınlatma kriterlerine uygun bir yapay aydınlatma sistemi kurulmalıdır. Gün ışığı
ve yapay aydınlatma sistemlerinin birlikte, dengeli olarak kullanılması uygulanabilirlik
açısından en uygun çözümdür.
Aydınlatma Kriterleri
1.Aydınlatma Şiddeti (Illuminance): Bir yüzeye düşen ışık miktarına aydınlatma şiddeti
denir. Aydınlatma şiddetinin birimi lükstür.
1 lüks = 1 lümen/ m2
(lümen lüminesans akı birimidir)
Aydınlatma şiddeti açık havada gündüzleri 2.000-100.000 lüks arasında, geceleri ise 50-500
lüks arasında değişmektedir.
TS EN 12464 nolu “Işık ve Işıklandırma - İş Mahallerinin Aydınlatılması - Bölüm 1: Kapalı
Alandaki İş Mahalleri” standarttında belirtilen işyerlerindeki bazı alanlarda ve işlerde gerekli
aydınlatma şiddeti değerleri aşağıdaki tabloda verilmektedir.
İşyerlerinde bazı alanlarda ve işlerde gerekli aydınlatma şiddeti değerleri
Aydınlatma Şiddeti (lüks)
Koridorlar ve depolama alanları 100
Ofis çalışmaları 500
Yüzey hazırlama ve boyama 750
Montaj, kalite kontrol ve renk kontrolü 1000
2. Lüminesans: Lüminesans bir yüzey tarafından yansıyan ya da emilen ışık miktarıdır.
Birimi Kandela (cd) / m2
’dir.
Duvarlar, mobilya ve diğer nesnelerde görünen ışık bu yüzeylerin yansıtma ve absorbe etme
özelliğine bağlıdır.
300 lüks aydınlatma şiddetine sahip bir ofiste bulunan bazı nesnelerin lüminesans değerleri
örnek teşkil etmesi için aşağıda verilmektedir;
Tablo 2. Lüminesans Değerleri
Lüminesans Değerleri
Cam yüzeyler 1000-4000 cd / m2
Masa üzerindeki beyaz kağıt 70-80 cd / m2
Masa yüzeyi 40 -60 cd / m2
65 watt gücündeki floresan bir lambanın lüminesans değeri 10.000 cd / m2 ‘dir.
3. Yansıtma oranı (Reflectance): Farklı yüzeyler gelen ışığı farklı büyüklülerde absorbe
eder. Koyu renk bir yüzey açık renk bir yüzeye göre daha fazla ışık absorbe eder, yani daha az
ışık yansıtır. Yansıtma oranı yansıyan ışığın gelen ışığa oranıdır. Aydınlık şiddeti ve
lüminesans değerleri ile yansıtma oranı hesaplanabilir.
Yansıtma oranı (%)= (Lüminesans/Aydınlatma Şiddeti)* п * 100
Aydınlanma dağılımında etkili olan yüzeylerin yansıma oranları TS EN 12464 nolu standartta
verilmiştir.
Tablo 3.Aydınlanma dağılımında etkili olan yüzeylerin yansıma oranları
Yansıma Oranları*
Tavan 0,6 – 0,9
Duvarlar 0,3 – 0,8
Çalışma yüzeyleri 0,2 – 0,6
Zemin 0,1 – 0,5
*Yansıma oranları hesaplanırken siyah rengin 0,1 ve beyaz rengin 1 yansıma oranına sahip olduğu varsayılmıştır.
4. Doğrudan ve Dolaylı Aydınlatma (Direct – Indirect Lighting): Doğrudan aydınlatma bir
yüzeyin bir kaynaktan düz bir hat üzerinde gelen ışık ışınları ile aydınlatılmasıdır. Doğrudan
aydınlatma lokal olarak yüksek lüminesans oluşturmakla birlikte ışığın geliş yönünde bulunan
nesnelerin arkasında koyu gölgeler oluşturmaktadır. Çok yüksek lüminesans gözde kamaşma
(glare) yaratır, rahatsızlık vericidir.
Doğrudan aydınlatma işyerlerinde sadece iki durumda tavsiye edilir: aydınlatma şiddeti
“rölatif” kamaşma yaratmayacak kadar yüksek olması ya da yapılan işin gerektirmesi halinde.
Doğrudan aydınlatma işyerlerinde özellikle kalite kontrol işleri gibi yüksek düzeyde
görünürlük gerektiren işler için kullanılmaktadır.
Dolaylı aydınlatma ışık akısının en az %90’nını tavana veya duvarlara dağıtan ve bu
yüzeylerden geri yansıyan ışık ile aydınlatmadır. Enerji verimliliği açısından duvarları ve
tavanın açık renklere boyanmış olması gerekmektedir. Dolaylı aydınlatmada dağınık ışık
oluşmakta ve gölgeler oluşmamaktadır. Genelde yüksek aydınlatma şiddeti yaratarak
kamaşma riskini en aza indirir ancak ofislerdeki parlak duvar ve tavanlar ekranlar yüzeyinde
yansımaya neden olarak “rölatif” kamaşma oluşturabilir.
İşyerindeki kapalı ortamlarda doğrudan ve dolaylı ışığın iyi dengelenmiş olması
gerekmektedir.
5. Göz Kamaşması: Göz kamaşması doğrudan (dolaysız) veya yansıyarak (dolaylı) gelen
ışıktan kaynaklanabilir. Dolaysız göz kamaşması (glare) ışık kaynağına direkt bakıldığında
oluşur ve yapılan görsel çalışma önemli ölçüde olumsuz olarak etkilenir. Dolaylı göz
kamaşması (flicker) çok güçlü yansıtıcı yüzeylerden ışığın yansıması sonucu oluşur ve
yapılan işi olumsuz etkiler. Bu nedenle işyerlerinde göz kamaşmasına neden olacak durumlar
azaltılmalıdır. Göz kamaşmasını önlemek için ışık kaynağının önüne perdeleme düzenekleri
yerleştirilebilir.
6.Işığın Renk Sıcaklığı (Colour Appearance): Işığın renk sıcaklığı, bir ışık kaynağından
yayılan görünür ışıktır. Işığın renk sıcaklığı sıcak, orta ve soğuk olarak üçe ayrılmaktadır.
Işığın tayfsal kompozisyonu göz önüne alındığında “sıcak” ışık daha fazla kırmızı ışık
bileşenlerinden oluşmaktadır ve birçok insan tarafından huzurlu ve konforlu bulunmaktadır.
“Orta” ışık tayfsal kompozisyonda daha az kırmızı ışık bileşenlerinden oluşmakta ve daha
soğuk ve beyaz görünmektedir. “Soğuk” ışık tayfsal kompozisyonda en az kırmızı ışık
bileşeni içeren ışıktır ve 1000 lüksün altında çok soğuk ve rahatsız edici gözükmektedir.
Işığın renk sıcaklığı seçimi daha çok psikolojik ve estetik bir konudur. TS EN 12464 nolu
standartta ışığın rengi, rengin sıcaklığı ile tanımlanmıştır.
Işığın renk sıcaklığı ile ilişkili K° cinsinden renk sıcaklığı değerleri
Işığın Renk Sıcaklığı Đlişkili Renk Sıcaklığı (K°)
Sıcak 3300 K° altı
Orta 3300 ve 5300 K° arası
Soğuk 5300 K° üstü
7. Renk Yansıtma (Colour Rendering): Bir lambanın renk yansıtma indeksi çevrenin,
nesnelerin ve insan derisinin ne kadar doğal ve doğru bir şekilde betimlendiğini
göstermektedir. Renk yansıtma indeksinin mümkün olan en yüksek değeri 100’dür ve renk
yansıtma kalitesi azaldıkça azalmaktadır.
8. Gün ışığı (Daylight): Đşyerlerinde gün ışığından mümkün olduğu ölçüde faydalanmak
gerekmektedir. Gün ışığının insanlar üzerinde birçok olumlu etkisi bulunmaktadır. Bir neden,
yapay aydınlatmaya göre daha fazla aydınlatma şiddetine ulaşılmasıdır. Güneşli bir günde
açık havada aydınlatma şiddeti 100.000 lüks, gölgede ise 10.000 lüks olmaktadır. Yapay
aydınlatma ile ise işyerlerinde genellikle 500 lüks civarı aydınlatma şiddetine ulaşılmaktadır.
Gün ışığı yapay aydınlatmaya göre daha iyi renk yansıtmaya sahiptir. Gün ışığının seviyesi ve
tayfsal kompozisyonu da gün içinde değiştiğinden bu dinamik yapının çalışanları canlandırıcı
bir etkisi vardır. Ayrıca gün ışığından kaynaklanan doğrudan göz kamaşması yapay ışığa göre
daha az rahatsız edicidir. Ancak gün ışığının tüm işyerlerinde ve tüm zamanlarda yeterli
miktarda olmaması nedeniyle işyerlerindeki aydınlatmanın uygun olarak seçilmiş yapay ışık
ile desteklenmesi gerekmektedir.
İşyerlerinde aydınlatmanın uygun bir şekilde sağlanıp sağlanmadığının belirlenmesi için
aşağıdaki parametreler göz önüne alınmalıdır;
• Çalışma alanındaki aydınlatma şiddeti seviyesi,
• Çalışma alanında bulunan parlak yüzeylerin dağılımı,
• İş ekipmanlarının ve çalışan nesnelerin büyüklüğü,
• İşyeri ortamında bulunan nesnelerden ışığın ne kadar yansıdığı,
• İşyerindeki nesneler ve çevresindeki alan/arka plan arasındaki kontrast oranı,
• Çalışma ortamında görülmesi gereken nesnelerin ne kadar zamanda fark edildiği,
• Çalışanın yaşı.
Çalışanın yaşı uygun aydınlatma şiddeti seviyesinin belirlenmesinde önemli bir parametredir.
Standartlarda bahsedilen değerler genç çalışanlar üzerinden belirlenmiştir. Buna göre 20-25
yaş arasındaki çalışanın ihtiyaç duyduğu aydınlatma şiddeti çarpanını 1 kabul edersek;
40-50 yaş için 1,2
51-65 yaş için 1,6
65 yaş üzeri için 2,7 kabul edilir.
Örneğin yapılan işe göre standartta verilen aydınlatma şiddeti 200 lüks ise bu değer 40-50 yaş
arası çalışanlar söz konusu olduğunda 240 lüks olmalıdır.

İşyerinde Aydınlatma ve İş Kazaları
Aydınlatma şiddeti ve işyerindeki dağılımının çalışanın görsel bir işi ne kadar hızlı, güvenli
ve rahat algılayıp gerçekleştirdiğinde büyük bir etkisi vardır. Aydınlatma şiddeti arttıkça
yapılan işin ince detaylarının fark edilmesi o kadar kolay olmaktadır. Bu konuda yapılan
çalışmalar, yüksek aydınlatma şiddetinin konsantrasyon ve motivasyonunun artmasına ve
bunun çalışanın performansının %50 oranında artmasına sebep olduğunu göstermektedir.
Çalışanın hata yapma oranı azaldığı için, yüksek aydınlatma şiddeti olan işyerlerinde iş
kazaları da azalmaktadır. İş kazalarının büyük bir oranı aydınlatma şiddetinin 200 lüks den az
olduğu işyerlerinde gerçekleşmektedir.
Amerikan Ulusal Güvenlik Konseyinin raporuna göre kötü aydınlatma tüm iş
kazalarının %5’inin sebebidir ve bu oran kötü aydınlatmadan kaynaklanan göz yorgunluğu ile
birlikte değerlendirildiğinde iş kazalarının %20’sine ulaşmaktadır. 1950’lerde Amerika’da
ağır sanayi endüstrisinde bir fabrikada aydınlatma alanında yapılan iyileştirme çalışmaları iş
kazaları ve aydınlatma arasındaki ilişkiyi göstermektedir. Bu çalışmada fabrikadaki montaj
hattında aydınlatma şiddetinin 200 lükse yükseltilmesinden sonra kaza oranında %32’lik bir
düşüş sağlanmıştır. Bir sonraki adım olarak kontrastı azaltmak ve daha dengeli bir aydınlatma
sağlamak için duvarlar ve tavan açık renge boyanmıştır. Bunun sonucunda kaza oranında ek
olarak %16,5’luk bir azalma gözlenmiştir. Benzer çalışmalar İngiltere ve Fransa’da yapılmış
ve özellikle tersaneler, döküm sanayi, büyük montaj hatları ve atölyelerde iş kazarlarında
büyük azalma gözlenmiştir.
İşyerinde Aydınlatma ve Verimlilik
İşyerlerinde aydınlatmada yapılan iyileştirmelerden sonra verimliliğin arttığına dair birçok
çalışma bulunmaktadır. Bu artış, işin görsel açıdan daha hızlı yapılması şeklinde olan direkt
etki ve göz yorgunluğun azaltılması şeklinde olan dolaylı etkiden kaynaklanmaktadır. Yapılan
bir çalışmada başlangıçta 100 lüksten az aydınlatma şiddetine sahip 15 işyerinde aydınlatma
şiddetindeki artış sonucunda verimlilikte %4 - %35 oranında artış gözlenmiştir. Amerika’da
pamuk eğirme fabrikasında yapılan başka bir çalışmada ise aydınlatma şiddeti 170 lüksden
340 lükse çıkarıldığında üretim %5 oranında artmış ve aynı zamanda hatalı üretim çok büyük
ölçüde azalmıştır. Sonuç olarak toplam maliyet %27,5 oranında azalmıştır. Bu sonuçlar
yönetimi aydınlatma alanında daha fazla iyileştirmeye sevk ederek aydınlatma şiddeti 750
lükse çıkarılmıştır. Bunun sonucunda ise üretim başlangıç değerine göre %10,5 artmış ve
hatalı ürünlerden kaynaklanan maliyet %40 oranında azalmıştır. Aydınlatma şiddeti ve
verimlilik bir noktaya kadar doğru orantılı olmakla beraber 1000 lüksün üzerindeki
aydınlatmalarda yansımalar, koyu gölgeler aşırı kontrast ve göz kamaşması oluşumu
nedeniyle bu değerin üzerindeki aydınlatma şiddetinin olumsuz etkilere sebep olduğu
bilinmektedir. Çalışanların en çok tercih ettiği aydınlatma şiddeti değeri 400-850 lüks
arasındadır.
Benzer çalışmalar İngiltere, Fransa, Almanya ve diğer başka ülkelerde yapılmıştır.
Aydınlatma şiddetindeki artış sonucunda verimlilikte artma, hatalı ürünlerde ve iş kazalarında
azalma görülmüştür.
Cevapla

Bir hesap oluşturun veya yorum yapmak için giriş yapın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

ya da
Task