Ana içeriğe devam edin.

MT-TOPLULUK

Hoş Geldin, Ziyaretçi!

Başta Türkiye olmak üzere her yerde kendini geliştirme odaklı projeler geliştirmeyi ve içerik üretmeyi hedefleyen bir projeyiz. Burada herkes bir şeyler yapmak zorunda. Evet sen yardım alıyorsan yardım etmeyi de öğrenmen gerek.Mühendislik,tasarım,ücretsiz eğitimler gibi bir çok şey seni bekliyor.

(Sadece ziyaretçiler tarafından görüntülenir.)

Hoş Geldin, !

Kayıt işleminiz başarıyla tamamlandı. Sitemizde üyelikler e-posta onaylı olduğu için hesabınızı onaylamanız gerekiyor. Kayıt olduğunuz e-posta adresinin gelen ya da istenmeyen (spam) kutusunu kontrol ederek hesabınızı onaylayabilirsiniz. e-Posta gelmediyse veya farklı bir sorun yaşıyorsanız bizimle İletişim sayfasından irtibat kurabilirsiniz.

(Sadece hesabı aktif edilmemiş kullanıcılar tarafından görüntülenir.)

Beyçelik Getstamp Anadolu Döküm

Konu

#1
Makine koruyucusu, adından anlaşıldığının tersine makineyi korumak için kullanılan
aparatlar değil insanı makinenin tehlikelerinden korumak için kullanılan aparatları
kastetmektedir. Yani makine koruyucularının amacı makineyi değil insanı korumaktır.
İşyerlerinde makinelerin hareketli bölümleri iş kazalarına yol açmakta ve tehlike
kaynağı olmaktadır. Makinelerin hareketli kısımlarının makine koruyucuları kullanılarak
koruma altına alınması başta makine operatörleri olmak üzere tüm çalışanlara güvenli bir
ortam yaratacaktır.
Makine koruyucularının kullanılması, belli bir güvenlik hiyerarşisinin belli bir
basamağında gerçekleşir. Eğer makine kaynaklı bir tehlike kaynağında ortadan kaldırılamıyor
veya risk düzeyi kabul edilebilir bir seviyeye çekilemiyorsa makine koruyucusu kullanmak
kaçınılmazdır.

Yaklaşık 10 milyon çalışana dair verileri kapsayan SGK verilerine göre 2010 yılında
62 bin 903 iş kazası yaşandı, 533 meslek hastalığı tespit edildi. Bunların 1.444’ü ölümle
sonuçlandı. Aşağıda yer alan Grafik.1 de SGK verilerinden yararlanılarak hazırlanmış olan iş
kazalarının sebeplerinin dağılım grafiği görülmektedir. Yaşanan iş kazalarının en önemli
nedenleri; bir veya birden fazla cismin sıkıştırması, ezmesi, batması ve kesmesi, düşen
cisimlerin çarpıp devirmesi, kişilerin düşmesi ve makinelerin sebep olduğu kazalar şeklinde
sıralanmıştır.

2. MAKİNE KAYNAKLI KAZA NEDENLERİ
Çalışanları makinelerden kaynaklanabilecek tehlikelere karşı koruyabilmek için
öncelikle tehlike yaratan/ yaratabilecek olan noktaların tespitinin yapılması olacaktır.
Çalışanlar, makinelerle çalışırken makinelere dokunma, makine ile içindeki veya üzerindeki
bir malzeme veya sabit bir yapı arasına sıkışma, makinenin hareket halindeki parça veya
kısımlarına çarpma veya sarılma, makineden sıçrayan malzemenin çarpması gibi nedenlerle
kazaya maruz kalabilirler. Burada bahsedilen tehlikeler mekanik kaynaklı olmasına rağmen
bunların dışında hemen dikkat çekmeyebilen elektrik (statik elektrik dahil), ışın yayılması,
sıcaklık, toz ve duman, gürültü ve titreşim, kimyasal maddeler, yanıcı ve parlayıcı ve patlayıcı
maddeler gibi mekanik olmayan kaza nedenleri de mevcuttur.
Çok çeşitli makine söz konusu olsa bile tehlikeli hareketler neredeyse aynıdır.
Makinelerin tehlikeli kısımları genellikle dönel hareketli elemanlar (dönme hareketleri),
gidip-gelme veya kayma hareketli elemanlar (karşılıklı ve uzunlamasına hareketler),
dönel/kayma – sürme hareketli elemanlar (kesme, ezme bükme hareketleri), salınım hareketli
elemanlar (makaslama işlemleri) başlıkları altında incelenmektedir.
Her mekanik hareket farklı derecelerde de olsa potansiyel olarak tehlike arz
etmektedir. Prensip olarak makineler incelendiğinde ise makinelerin operasyon noktaları
(delen, ezen, kesen gibi işlem yapan kısımlar), transmisyon (güç iletimi) düzenleri (kayışlar,
kasnaklar, zincirler ve dişliler gibi) ve makine çalışırken hareket halinde olan diğer hareketli
düzenekler insanlara zarar verebilme potansiyeline sahiptir.
Makinenin yapısı itibariyle bazı makine parçalarının çalışma yapıları tehlike
barındırmaktadır. Makinenin dönen kısımları, sağa ve sola, ileri ve geri giden bölümleri,
hareketi veya malzemeyi nakleden aparatları çalışmaları sırasında insana zarar verme
potansiyeli taşımaktadır. Bir dikkatsizlik anında ya da istem dışı bir şekilde bu parçaların
çalıştığı sırada temas edilmesi çoğunluğu uzuv kaybı bir kısmı ise ölüm ile sonuçlanan iş
kazalarını doğurmaktadır.
Resim.1 de dönen bir mil, bir dişli ve bir
zincir de dönme esnasında oluşabilecek
kaptırma veya sıkışma noktaları görünmektedir.
Resim.2 de ise örneklenen güç transmisyon
makinesinin koruyucu panel içine alınarak nasıl
tehlikesiz hale getirildiği gösterilmektedir.
İşin yapılması ve yapısı itibariyle
tehlikeli potansiyeline sahip işlerde mevcuttur.
Bu işlere örnek olarak kesme, delme, ayırma ve
eğme işleri verilebilir. Bu işlerin yapılmasına
ilişkin örnekler çok sık olarak rastlanmaktadır
çünkü bu tarz işlerin büyük bir kısmı en küçük
atölyelerde bile yapılabilmektedir. Bu işlerin
yapılması sırasında makinelerin barındırdığı
tehlike noktaları aşağıdaki örneklerde
gösterilmiştir. Resim.3 de ise bir giyotinin
çalışması sırasında hem makine hem de işlem gören
parça kaynaklı tehlikeli kesme noktaları
gösterilmiştir. İşlem gören parçanın eğilmesi
sırasında çevresinin açıkta bulunması da
makinenin ucunun açıkta bulunması kadar risk
teşkil etmektedir. Resim.4 de parçaya şekil veren
bir punch makinesi gösterilmekte ve bu makinenin
çalışması esnasında var olan sıkışma noktaları
oklarla gösterilmektedir. Resim.5 de ise matkapla
çalışma sırasında çok hızlı bir şekilde dönen
ucuna takılma ve sarılmalara sebep olacağı için matkap
ucunun çevresi işaretlenmiştir. Resim.6 da bir matkabın
ayarlanabilir yüksekliğe sahip kilitlenebilir anahtarı olan
koruyucusu görülmektedir. Bu tip koruyucular
kesinlikle tehlikeyi azaltmaktadır, makinaya
sabitlenmeleri ve takılmaları ile kullanımları çok
kolaydır. Ancak bir çok makine koruyucusu tehlikeyi
her ne kadar azaltıyor olsalar da sıfır düzeyine
indirgeyemez ve operasyon noktasını koruyamazlar.
Ayrıca makineye genellikle sonradan monte edilen ve
makinenin çalışması açısından olmazsa olmaz bir
yapıya sahip olmadıklarından dolayı ayarları
ihmal edilebilir bir yapıdadırlar.

Makinenin dönen kısımları ve motordan aldığı hareketi diğer birimlere ileten kayış,
zincir gibi malzemeler, özellikle eller ve kolların sıkışmasına, iş elbiselerinin takılmasına ve
cilt ile temas sonucunda yaralanmalara ve hatta takılan parçanın vücut ile bağlantısına dayalı
olarak ölümlere neden olabilir. Bunun yanı sıra bu bölümlerden parça fırlaması söz
konusudur.
Tehlikeli işlemlerde makinelerden parça fırlama tehlikesi yanında işlem gören
malzemelerin fırlaması ve çarpması da söz konusudur. Bu tarz olaylar çalışma
ortamındaki bir çok risk faktöründen kaynaklanıp zincirleme olarak diğer
kazalara yol açabilmektedir.

[b]3. MAKİNE KORUYUCULARININ ÖZELLİKLERİ VE ÇEŞİTLERİ
[/b]Makineye koruyucu planlarken uyulması gerekli temel ilkeler mevcuttur ve bu ilkelere
uyulmadan tam anlamıyla iyi bir koruyucu tasarlamış olma mümkün değildir. Bunun nedeni
de koruyucu tasarlanırken hem koruma görevi yerine getirmesi hem de makineden beklenen
işlevi aksatmaması konularına dikkat edilmemesidir yada bu iki konuyu bir arada ele
almamaktır. Koruyucu tasarımında temel bakış açısı bir taraftan makineyi çalıştıran
operatörün hareketlerini engellememek iken diğer taraftan da makinenin üretim kapasitesini
düşürmemek olmalıdır. Koruyucu tasarımında yukarıda açıklanan bakış açısı ele alındığında
uyulması gereken bazı noktalar aşağıdaki gibi olabilmektedir:
Tasarlanan koruyucu, işlem noktasına (tehlikeli noktalara) makine ile
çalışan veya diğer bir kişinin ulaşmasını engellemelidir.
Koruyucu makineden çıkartıldığı zaman makine çalışmamalıdır.
Uzun ömürlü maddeden yapılmalı ve dayanıklı olmalıdır.
Çalışanlar koruyucuları kolayca çıkaramamalıdır. Ancak bakım, onarım
tarzı işler yapılacağı zaman kolayca açılabilmelidir.
Makineden herhangi bir parça fırlamasını önlemelidir.
Mevcut tehlike kaynağını kontrol altına almaya yararken kendisi yeni
bir tehlike kaynağı olmamalıdır.
Çalışanı geciktirmemeli, işini zorlaştırmamalı ve işin yapılmasını
engellememelidir.
Mümkünse makinenin bakımının yapılacağı zamanlarda koruyucunun
çıkmamasına özen gösterilerek tasarım yapılmalıdır.
Ayrıca bakım gerektirmemelidir.
Makine koruyucularının yapısal özellikleri ele alındığında tasarımında uzun süreli
ergonomik çalışmaların rolü büyüktür. Tasarım ölçüleri, bu çalışmalar sonucunda ortaya
çıkmış, birçoğu da standart ve mevzuatlarda yerini almıştır.
Örnek olarak değerlendirecek olursak bir koruma bariyerinin tasarımında 2 parametre
söz konusudur. Bunlardan birincisi izin verilen aralık olup, geometriye bağlı olarak 9 mm lik
aralık bir parmağın tamamen girmesini, 6 mm aralık ise parmak ucunun girmesini sağlar.

Genellikle kayış-kasnak, zincir-dişli, konveyör vb gibi transmisyon manikalarının
hareketli elemanları iç kısımların görünebilmesi veya yağlama gibi amaçlarla perfore saçlar,
tel örgüler gibi malzemelerle korunur. Aşağıda, bu amaçla en sık kullanılan tel örgüler için,
uzuv boylar dikkate alınarak, izin verilen koruyucu açıklık ve uzaklıkları gösterilmiştir.
İyi bir makine koruyucusu amacına uygun olarak farklı özelliklere sahip olacak olsa
bile her şeyden önce teması engellemeli (vücut kısımları, el, kol…), çalışana güvenli bir
çalışma sunmalı ve ilave bir tehlike oluşturmamalıdır. Tabi birde kullanılacak olan makine
koruyucusunun 3840 sayılı Türk Standardı olan “Makinalarda İş Kazalarına Karşı Genel
Güvenlik Kuralları”na uygun olması gerekmektedir. Bu standart, iş kazalarına karşı makina
koruyucularının proje, yapım ve uygulamaları sırasındaki kriterleri ve Madde 1.3'de belirtilen
makinaların tehlikeli kısımlarına karşı alınabilecek önlemleri kapsar. Madde 1.4 de açıklanan
ve mekanik olmayan tehlikeleri kapsamamaktadır.
Makine koruyucuları, makinelerde yapılacak her işe uygun olmalıdır. Hareket edebilen
veya kapak şeklindeki koruyucuların kilit mekanizması bulunmalı ve bu koruyucular her
kullanımdan önce kilitlenmelidir.
Bu koruyucuların bilinçli olarak çıkarılmaması veya kullanışsız hale
getirilmemesine dikkat edilmesi gerekmektedir.
Çalışanın makine veya tezgâhın çeşitli kısımlarında çalışmasını gerektiren durumlarda,
bu tezgâh veya makinenin bir tane çalıştırma düğmesi ve birden fazla durdurma düğmesinin
olması gerekmektedir. Tezgâh ya da makinenin birden fazla tarafında aynı anda çalışma
gerekmekte ise her çalışanın yakınında bir adet çalıştırma ve en az bir adet durdurma düğmesi
bulunmalıdır. Çalıştırma düğmeleri senkronize olarak basılmadığı takdirde makinenin
çalışmaması gerekmektedir.
Makine koruyucuları özelliklerine ve yapılan işin niteliğine göre çok çeşitlenmektedir
Sabit koruyucular
Kilitlemeli koruyucular
Kumanda tipi koruyucular
Otomatik koruyucular
Yaklaşma koruyucular
Ayarlanabilir koruyucular
Kendi kendine ayarlanabilen koruyucular
Durdurma veya Ters Döndürme sistemi
• Mekanik durdurma sistemi
• Foto – Elektrik durdurma sistemi
• Basınca duyarlı taban
• Kapasitif ve Ultrasonik aygıtlar
İki elle kumanda sistemi
Koruyucu tabla
Besleme ve çıkarma aygırları
Mekanik engelleme aygıtları
• Yatay hareketli tabla
• Düşey hareketli tabla
Eylemsizlik koruyucu sistemi
• Dönmeyi (rotasyonu) algılayan aletler
• Zamanlama aygıtları
Bu kadar çok çeşit olmasına ra
başlıklar altında incelenebilmektedir. Bunun sebebi de bir çok çe
aşamasında farlılıklar göstermesine ra
kaynaklanmaktadır.

3.1. Sabit Koruyucular
Hareketli kısımları herhangi bir makinenin mekanizmasıyla birlikte ve ba
ve makine çalışırken tehlike noktasına veya tehlike
Sabit koruyucular tehlike noktası yada tehlike alanına
ya kalıcı olarak (kaynak vb. yapılarak) ya da ba
elemanları ile (vida, somun vb.) yerine oturtularak hareket
etmesi engellenen koruyuculardır.
kullanılması gereken bu sabit koruyucuların ba
yardımı olmadan sökülememelidir.
Uygulama maliyetleri ucuz, yapılmaları ve kullanılmaları
kolay, etkinlikleri oldukça
özellikleri temel olarak taşımakta ve bir pres makinesine
monte edilmiş olan bir sabit koruyucu görülmektedir.


3.2. Kilitlemeli Koruyucular
Makine üzerindeki tehlikeli nokta ya da tehlikeli alana yerleştirilen ve koruyucusu
kapanmadan hareket etmeyen, tehlike durumunda tehlike noktasına yada alanına erişmeyi
engelleyen, makinelerle birleştirilmiş hareketli kısımları bulunan tipteki koruyuculardır.
Kilitlemeli koruyucular kumanda koruyucusu ve algılama koruyucusundan
oluşmaktadır. Bu tip koruyucularda koruyucunun kapanana kadar makinenin çalışmaması ve
tehlikeli hareket bitinceye kadar koruyucunun kapalı olarak kilitlenmesi koşulları göz önünde
bulundurulur. Koruyucunun kilitleme sistemi mekanik, hidrolik, elektronik, pnömatik ya da
bunların bir birleşimi olabilir ancak kilitleme sisteminin seçimi işleme ve makineye göre
yapılmalıdır.


3.3. Ayarlanabilir Koruyucular
Bir ayarlama düzenini içeren, ayarlandı
kalan sabit tipteki koruyuculardır. Bu tarz koruyucularda genellikle makineye malzeme
beslemek için bir açıklık bulunmaktadır. Koruyucunun bir kısmı veya tamamı bu açıklı
boyutlarını ayarlayacak şekilde yapılmalıdır. Eğitim görmüş kişiler tarafında yapılması
ve düzenli bakımlarda ayarlama işlemesi gerekmektedir. Ayarlanabilir koruyucunun parçalarının
yerlerinden çıkmamaları ya koruyucu iyi bir şekilde tasarlanmalıdır. Uygun bu tip koruyucular
kullanıldığı avadanlığı dikkate alınmalıdır.

4. MAKİNE KORUYUCULARININ MEVZUATIMIZDAKİ YERİ
Makine koruyucularının ulusal bağlamda mevzuatımızda ilk defa yer alması 1971
senesinde yürürlüğe girmiş olan 1475 sayılı İş Kanunu dayanak gösterilerek 4/12/1973
tarihinde yürürlüğe giren İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü’dür. Bu tüzüğün “Sağlık Şartları
ve Güvenlik Tedbirleri” olan II.Kısım’ının içerisinde yer alan “İş Yerlerindeki Makinelerde
ve Tezgahlarda Alınacak Güvenlik Tedbirleri” başlıklı 2.Bölümde makine koruyucularından,
kullanılması gereken yer ve durumlardan bahsedilmiştir.
Daha sonra 1475 sayılı İş Kanunu’na bağlı olarak çıkan ve 17/05/1983 tarihinde 18050
sayılı resmi gazetede yayımlanan “Makine Koruyucuları Yönetmeliği”nde gerçekleşmiştir. Bu
yönetmeliğe göre makine koruyucusunun tanımı “bir tür enerjiyi başka bir tür enerjiye
çevirerek veya insan gücü ile belirli işler yapan çeşitli kısımlardan meydana gelmiş araçların
transmisyon düzenlerinde hareketli parçalarında ve operasyon noktalarında kullanılan koruma
düzeni ile güvenli olmayan durumlarda kullanılacak durdurma sisteminin tümü” olarak
yapılmaktadır. Bu yönetmelikte makine koruyucularının özellikleri ve uygulamaları
anlatılmıştır.
Makine Koruyucuları Yönetmeliği22/05/2003 tarihinde 4857 sayılı İş Kanunu’nun
yürürlüğe girmesi ile 1475 sayılı İş Kanunu yürürlükten kalktığı için bu kanuna bağlı olarak
ilga olmuştur.
4857 sayılı İş Kanununa bağlı olarak 11/02/2004 yılında Resmi Gazete’de yayımlanan
“İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği”nde makine
koruyucularının kullanımına dair hükümler yer almaktadır.
20/06/2012 tarihinde 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun yürürlüğe
girmesi ile mevcut yönetmeliklerin dayandırıldığı 4857 sayılı kanunun 77 ve 78. maddeleri
yürürlükten kaldırılmıştır. Ancak 6331 sayılı kanunda yer alan Geçici Madde 2’de yer alan
“4857 sayılı Kanunun 77 nci, 78 inci, 79 uncu, 80 inci, 81 inci ve 88 inci maddelerine göre
yürürlüğe konulan yönetmeliklerin bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri, bu Kanunda
öngörülen yönetmelikler yürürlüğe girinceye kadar uygulanmaya devam olunur.” ibaresi ile
mevcut yönetmelikler uygulanmaya devam etmektedir.
Bunların yanı sıra 3840 sayılı Türk Standardı olan ve Haziran/1984’de “Makinelerde
İş Kazalarına Karşı Genel Güvenlik Kuralları” isimli standartta makine koruyucularının
tipleri, seçimi, tasarımı ve bakımına dair hususlar belirtilmiş ve tipik uygulama örnekleri
verilmiştir
Cevapla

Bir hesap oluşturun veya yorum yapmak için giriş yapın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

ya da