Ana içeriğe devam edin.

MT-TOPLULUK

Hoş Geldin, Ziyaretçi!

Başta Türkiye olmak üzere her yerde kendini geliştirme odaklı projeler geliştirmeyi ve içerik üretmeyi hedefleyen bir projeyiz. Burada herkes bir şeyler yapmak zorunda. Evet sen yardım alıyorsan yardım etmeyi de öğrenmen gerek.Mühendislik,tasarım,ücretsiz eğitimler gibi bir çok şey seni bekliyor.

(Sadece ziyaretçiler tarafından görüntülenir.)

Hoş Geldin, !

Kayıt işleminiz başarıyla tamamlandı. Sitemizde üyelikler e-posta onaylı olduğu için hesabınızı onaylamanız gerekiyor. Kayıt olduğunuz e-posta adresinin gelen ya da istenmeyen (spam) kutusunu kontrol ederek hesabınızı onaylayabilirsiniz. e-Posta gelmediyse veya farklı bir sorun yaşıyorsanız bizimle İletişim sayfasından irtibat kurabilirsiniz.

(Sadece hesabı aktif edilmemiş kullanıcılar tarafından görüntülenir.)

PATLAYICI ORTAMLARDA İŞ GÜVENLİĞİ

Konu

#1
1. Giriş
Gerek ülkemizde, gerekse dünyanın çeşitli yerlerinde petrol, petrol ürünleri, kimya,
doğal gaz, kömür madenleri vb. gibi birçok sanayi kollarında normal çalışma icabı, arıza veya
bakım gibi hallerde (Sızan gazlar veya petrol buharı gibi nedenlerle) patlayıcı ortam ile karşı
karşıya kalınmaktadır. Bu patlayıcı ortamların oluşmasını önlemek için gerekli tedbirler
alınmadığı zaman her yıl birçok sanayi kolunda patlamalar olmakta ve neticede ölümler, ciddi
yaralanmalar ve büyük maddi hasarlar meydana gelmektedir. Patlayıcı ortam oluşumunu
engellemek, patlayıcı ortamın tutuşmasını önlemek, bunlar mümkün olmuyorsa patlamanın
etkisini en aza indirecek tedbirlerin alınması olası birçok kazanın önlenmesi anlamına
gelmektedir.
Patlayıcı ortamlarda genel güvenlik önlemlerinin uygulanarak çalışılması, güvenlik
açısından zorunluluktur. Bu kuralların uygulanmasının yanı sıra, patlama ve yanmayı
önlemenin vazgeçilmez temel iki şartı; patlayıcı limitlerde gaz-hava karışımı ile patlama
kaynağı büyüklüklerinin kontrol altında tutularak ikisinin birden aynı anda meydana
çıkmalarına sürekli olarak engel olunmasıdır.
Her ne kadar bu unsurlardan birinin meydana gelmesini önlemekle patlama olayı
teorik olarak önlenebiliyor görülmekle beraber, uygulamada bu durumun gerçekleşmesi
hemen hemen imkânsız gibidir. Dolayısıyla patlama ihtimalini en aza indirmek için patlayıcı
limitlerde gaz-hava karışımı oluşmasına engel olacak tüm tedbirlerin alınmasının yanı sıra
patlama kaynağı olabilecek tüm cihaz ve elektrik tesisatının patlamaya karşı korumalı olarak
yapılması gerekmektedir.
1.1.Temel Kavramlar
Patlayıcı Atmosfer
Patlamanın olması için üç unsurun bir araya gelmesi gerekir. Bunlar oksijen, yanabilir
madde(yakıt) ve ateşleme kaynağıdır.

Oksijen
Havada normalde %20,9 oranında oksijen vardır ve bu yanma için yeterli bir
miktardır. Bununla beraber oksijenin havada oranının artması maddenin yanma ihtimalini
artırır. Oksijen oranının havada %23 ‘ün üzerinde olması oksijenle zenginleşmiş hava olarak
kabul edilir. Bu zenginleşmeye oksijen hatlarında uygun olmayan izolasyon kullanılması,
hava yerine oksijen kullanılması veya kaynak cihazlarında sızmalar sebep olabilir.
Alt Patlama Sınırı(Lower Explosion Limit(LEL)): Ortam havasında bulunduğunda,
hacimsel olarak patlama oluşturabilecek en az miktardır.
Üst Patlama Sınırı(Upper Explosion Limit(UEL)): Ortam havasında bulunduğunda,
hacimsel olarak patlama özelliğini sürdürebileceği en üst sınırdır.
MAK(Müsaade Edilen Azami Konsantrasyon): Kapalı işyeri havasında bulunmasına
izin verilen ve sekiz saatlik çalışma sürecince içerdiği kimyasal maddelerin çalışanların
sağlığını bozmayacağı kabul edilen derişimdir. Bu oran ppm(ml/m3) veya mg/m3 olarak
verilir.
IDLH(Immediately Dangerous to Life or Health)/ CSAT(Cana veya Sağlığa Ani
Tehlike): İnsan yaşamı için ciddi tehlike oluşturan ve hemen ortamın terk edilmesi gereken
derişimi ifade eder.
2. Patlama Riskinin Değerlendirilmesi
İşyerinde risk değerlendirmesi yaparken patlayıcı ortamdan kaynaklanan riskler
a) Patlayıcı ortam oluşma ihtimali ve bu ortamın kalıcılığı,
b) Statik elektrik de dâhil tutuşturucu kaynakların bulunma, faal ve etkili hale gelme
ihtimalleri,
c) İşyerinde bulunan tesis, kullanılan maddeler, prosesler ile bunların muhtemel karşılıklı
etkileşimleri,
d) Olabilecek patlamanın etkisinin büyüklüğü,
dikkate alınıp değerlendirilmelidir.
2.1. Değerlendirme Kriterleri:
Patlama riski değerlendirilirken aşağıda sayılan kriterlerde dikkate alınmalıdır:
Ortamda tutuşabilir maddeler mevcudiyeti, patlayıcı ortama yol açacak patlayıcı karışımın
havadaki dağılım oranı, patlayıcı atmosfer meydana gelebileceği yerler, tehlikeli patlayıcı
atmosferin oluşma ihtimali, tehlikeli patlayıcı ortamın oluşumunun güvenli bir şekilde önlenip
önlenemeyeceği, tehlikeli patlayıcı ortamın ateşlenmesinin(tutuşmasının) güvenli bir şekilde
önlenip önlenemeyeceği ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Ayrıca patlama riskinin değerlendirilmesi yapılırken, “Patlamadan Korunma
Dokümanı” nın hazırlanması bu değerlendirmenin yapılmasını kolaylaştıracaktır.
Gerekli risk değerlendirmesi yapıldıktan sonra patlamadan korunmak için alınacak
teknik ve organizasyon önlemler uygulanmaya başlanmalıdır.
3. Patlamadan Korunma İçin Teknik Önlemler
3.1. Tehlikeli patlayıcı ortamın önlenmesi
Tehlikeli patlayıcı ortam oluşmasını önlemeye her zaman öncelik verilmelidir. Bu
birincil önlem olarak adlandırılır ve patlayıcı ortamlarla ilgili olarak yapılması gereken ilk ve
en önemli tedbir Birincil Önlemlerin alınmasıdır.
3.2. Tutuşabilir maddeler yerine mümkünse başka madde kullanımı
Tutuşabilir maddelerin kullanımından kaçınarak veya onları azaltarak tehlikeli
patlayıcı ortam oluşması engellenebilir. Tutuşabilir çözücülerin ve temizleme ajanlarının
yerine sulu çözeltiler kullanımı buna bir örnektir. Tozlarda, patlayıcı bir karışım oluşmaması
için, kullanılan maddelerin parça boyutunu büyütmek bazen mümkündür. Parçacık boyutunun
azaltılamadığı süreçlerde tedbir alınmak zorundadır. Tozun yığın oluşturmaması için tozların
ıslatılması veya yapıştırıcı ürünlerin kullanımı bazı işlemlerde mümkündür.
3.3. Konsantrasyonların sınırlandırılması
Gazlar ve tozlar havada yalnızca belli konsantrasyonlarda patlayıcıdırlar. Belli
işletme ve çevre şartları altında, bu patlama limitleri dışında bunları muhafaza etmek
mümkündür. Eğer bu şartlar güvenilir bir şekilde temin edilirse, orada patlama tehlikesi
yoktur.
Kapalı kaplarda ve işletmede, çoğunlukla tutuşabilir sıvıların gazları ve buharlarının
konsantrasyonları kolaylıkla patlama limitlerinin dışında tutulabilir.
Örnek: Eğer sıvının yüzeyindeki sıcaklık her zaman parlama noktasının(flash point)
altında tutulabilirse ve tutuşabilir sıvıların üstündeki buhar karışımının konsantrasyonun
patlama limitinin altında tutulursa muhtemel bir patlama önleyebilir. Üst patlama limiti düşük 
parlama noktası ile tutuşabilir sıvı için genelde aşılır (örneğin, bir arabanın benzin
deposunda).
Tozlar düşünüldüğünde, konsantrasyonların sınırlanmasıyla patlayıcı karışımdan
kaçınmak oldukça zordur. Eğer askıdaki toz konsantrasyonu düşük patlama limitinin altında
ise, yerleşmiş toz yığınları oluşur(eğer yeteri kadar hava akımı yoksa). Bu tozlar da havada
birikip, tehlikeli karışım oluşturabilir.
3.4. İnert(işletmede ortam oksijeniyle kimyasal olarak reaksiyona girmeyen maddeler)
madde kullanımı
Tehlikeli bir patlayıcı ortamın oluşması yakıtın seyreltilmesiyle veya işletmede ortam
oksijeniyle kimyasal olarak reaksiyona girmeyen maddeler(inert) kullanılarak da
engellenebilir.
Bu “inerting” olarak bilinir.
Bu önlemin tasarımı için, patlama meydana gelmeden en yüksek oksijen
konsantrasyonunu bilmek gerekir. Bu deneysel olarak belirlenebilir. Maksimum izin
verilebilir oksijen konsantrasyonu, sınırlanmış oksijen konsantrasyonundan emniyet sınır
konsantrasyonun çıkarılmasıyla bulunur. Eğer yakıt inert bir maddeyle seyreltilirse,
maksimum izin verilebilir yakıt konsantrasyonu aynı şekilde belirlenmek zorundadır. Eğer
oksijen konsantrasyonu çok çabuk değişiyorsa veya işletmenin farklı bölümlerinde çok farklı
olabiliyorsa, çok büyük güvenlik margini(sınır değeri) gerekebilir. İşletim hataları ve ekipman
aksaklıkları da düşünülmelidir.
Örneğin: Temel inert gazlar azot, karbondioksit, soy gazlar ve su buharlarıdır. İnert tozları
kalsiyum sülfat, amonyum fosfat, sodyum hidrojen karbonat, taş tozları, vb. içerir. Seçilen
inert maddelerin yakıtla reaksiyona girmemesi önemlidir.(örneğin alüminyumla karbondioksit
reaksiyona girebilir.)
Gazlarla inertleşme genelde gaz yer değiminin yeteri kadar düşük temin edildiği kapalı
ortamlardaki işletmelerde uygulanabilir. Eğer inert gaz olarak işletmede zehirli gazlar
kullanılıyorsa ve işletmede rahatça yayılıyorsa, oksijenle yer değiştireceğinden, çalışanlar
boğulma ya da zehirlenme riskiyle karşılaşabilirler.
3.5. Çalışma ortamı etrafında patlayıcı ortamın oluşumunu sınırlandırmak veya
önlemek

Bir işletme etrafında tehlikeli patlayıcı ortamın oluşumu mümkün olduğunca
engellenmelidir. Bu kapalı işletmeler yoluyla başarılabilir. İşletmenin bölümleri bu yüzden 
sızdırmaz olmalıdır. Fabrika tasarımı öngörülen işletme şartları altında önemli bir sızma
meydana gelmeyecek şekilde yapılmalıdır. Bundan emin olmanın yollarından biri düzenli
bakımdır.
Patlama tehlikesine neden olabilecek patlayıcı gazlar, buharlar, sisler veya yanıcı
tozların isteyerek veya istemeyerek ortaya çıkması halinde, bunların güvenli bir yere uygun
şekilde yönlendirilmesi veya uzaklaştırılması sağlanmalı, bunun yapılması pratik olarak
mümkün değilse yayılmalarını önleyecek başka uygun önlemler alınmalıdır.
Cevapla

Bir hesap oluşturun veya yorum yapmak için giriş yapın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

ya da
Task